Hesap Bilgilerinizi Girin



işlem Yapılıyor ....
Giriş

E-Mail Adresinizi Girin



işlem Yapılıyor ....
Gönder

Bir Zamanlar Türkiye / Basın

Yazar by Murat SOYLUOGLU / Takipçiler 104
10.7.2018
 1
Bir Zamanlar Türkiye / Basın

Gazeteci olmanın ayrıcalık olduğunu bilen bir kaç kişi tarimizde derin izler bırakarak gitmişlerdir.insanları efsane yapan yaşarken yaptıklarıdır ve gittiklerinde asla unutulmazlar. Halkımızın ve Devletimizin çıkarlarını savunurken yitirdiğimiz basın şehitlerimize saygılarımı sunarım.

Murat Soyluoglu


Gazetecilik tarimiz kendi tarihimiz gibi oldukça enteresan geçmişe sahiptir. ilk önceleri bir şeylerle halkın çıkarları adına mücadele eden matbaacılara, gazetecilere, yazarlara sahiptik. Bir avuç cesur adam haksızlıklara güç sahiplerine halkı sömürenlere kendi çıkarı için devletinkilerini heba edenlere karşı kılıç sallar gibi kalem kullanıyorlar oldukça etki yaratarak bir şeyleri değiştirebiliyorlardı. Çok geçmeden içimizdeki zararlı çevreler bu gücü fark ederek önce karşı oldukları matbaa ve basın araçlarını kendi çıkarlarına kullanmanın daha akıllıca olduğuna karar verdiler ve ardı ardına işbirlikçi, yıkıcı, halk düşmanı, saraya karşı, cumhuriyete karşı gibi benzer bir çok cepheleşmelerle gazeteler dergiler çıkardılar.

Oysa basın halkın tümüne ulaşabilmeliydi sadece istanbul ankara izmir gibi şehirlerde hakimiyet kurma telaşında olmak yerine tüm anadoluya her köye her köylüye ulaşabilmeyi amaç edinmeliydi. Sadece ulaşmakla kalmayıp anadolu insanı ile aynı dili konuşmalıydı. Oysa onların anlamadığı bir saray dili geliştirip kendi aralarında iletişim kurmakla yetiniyorlardı. Halk ülkenin durumundan bihaberdi. Savaş başladığında yada sultan ülkeyi terk ettiğinde bile durumdan pek habersizdi. Bir şeyler oluyordu ama haberleri almak zordu. istanbula gidip gelen birilerine rastlanırsa ki yılda belki bir defa kulaktan dolma gerçeklerden çok uzak haberler alınabiliyordu. Mücadele yıllarında Mustafa Kemal bu zorluğu fark etmişti.var olan basını kullanırken gördüğü bir takım yanlışlıkları eksikleri gidermek adına Anadolu ajansını kurmuş, tüm ülkenin savaştan ve mücadeleden haberdar olmasına çalışmıştı.

 Şimdi ise anadolu ajansı kuruluş amacından çok uzak sularda. Sadece anadolu ajansı değil o günlerden kalan tüm basın aynı akibete uğradı ruhunu unuttu. Bazılarıysa zaten ruhsuzdular.

Basın hiç bir zaman olaylara hangi açıdan bakacağını bilemedi. Bu problem bir zamanların Amerikasında da yaşandı ve işler iyice kaosa dönüştüğü bir gün devlet ,yasa koyucular, basının kendisi, durumun gidişatını değiştirmek adına çalışmalara başlanmıştı. Uygun davranış biçimine zamanla karar verilmiş bu günlere gelinmişti. Süreç içinde bir çok gazeteci çeşitli yöntemler geliştirdiler en bilini 5N 1K yöntemiydi. Bir gazetecinin bir olayı araştırırken olaya bakış açısını ifade eden, Nerede,Ne Yapıyor,Ne Zaman, Neden, Nasıl ve Kiminle sorularının baş harflerinden oluşan 5N 1K adlı gazetecilik yöntemi daha sonra istihbarat birimlerinin ana bakış açısı haline gelmiştir. Bunun gibi daha bir çok gazetecilik yöntemi geliştirildi.

Diğer ülkelerde basın uzun bir süre daha ellerindeki olanaklarla kime veya neye hizmet edeceğini bilemedi. Günümüz Türkiye'sinde ise basın halen kime veya neye hizmet edeceğini kestirebilmiş değil. Kimisi siyasi akımlara yada politikacılara yaranmak desteklemek ve kollamak için yayın yaparken bazıları iktidar veya muhalif cephelere yerleşmiş halde oralardan taşlıyorlar. bazılarının ülke dışında bağlantıları var bazılarının ülke içinde suç ve terör örgütleriyle yakınlıkları biliniyor. Yinede gerçek gazeteci dediğimiz bir avuç cesur insan bir yerlerde mücadeye devam etmekteler.

Medyanın gücü kamuoyundan gelir oysa bu gün kamuoyu haksızlıkları savunanlara alkış tutar hale geldi. Gerçeklerle ilgilenmiyor sadece kendini coşturacak şekilde hitap edenleri okuyup izliyor. Gazete sütunlarında asılsız karalayıcı haberler ile istedikleri kişiyi veya kuruluşu halkın gözünden düşürebilme istediklerini halkın gönlüne koyabilme gücüne eriştiğinde, basın politik çevreler tarafından vazgeçilmez bir araç haline geldi. Bazın çoğu zaman kendi çıkarına olan kişi kurum ve politikacıları destekleyerek iktidara taşımış diğerlerini al aşağı etmişti. Bunu gören bazı çevreler, mücadele yıllarında olduğu gibi kendi basınına sahip olmayı tercih ettiler. Bu gün bir çok basın kuruluşu, devletin ve halkın çıkarları adına çalışmak yerine içinde bulunduğu politik kitlelere hizmet etmektedir.



yorumlar
64x64

Yönetici Cassandra

08.12.2019
MERHABA Hoşgeldiniz ! Henüz kimse yorum yapmadı ilk yorumu siz yapmak istermisiniz?
Yorum yapabilirsiniz!
Özet:*
Kalan Karakter :
Gönder

Comment Side Created by Aramis
unicef