Hesap Bilgilerinizi Girin



işlem Yapılıyor ....
Giriş

E-Mail Adresinizi Girin



işlem Yapılıyor ....
Gönder

Düzce ve Türkiye'de Tarım Sınıfı Nasıl Başarısızlığa Uğratıldı?

Yazar by yaşlı kurt / Takipçiler 283
3.3.2019
 1
Düzce ve Türkiye'de Tarım Sınıfı Nasıl Başarısızlığa Uğratıldı?

Osmanlı Tarımı, Avcılık, Köy Enstitüleri, Savaşlar

Düzce'de tarım eski zamanlarda gayet iyi ve akıllıca yapılıyordu. Devlet gereken özeni gösteriyordu. Özellikle Devlet su işleri ve Köy işleri kurumları son derece yerinde hizmetler ve planlamalar ile tarımı destekleyen hizmetler üretiyorlardı. Tarım kuruluşlarımız tarımı destekleyen bankalarımız vardı. Çiftçi ürettiği her ürün için pazar bulabiliyordu. Kendisi için sebze yetiştiriyor fazlasını bakkala manava hale toptancıya satabiliyordu. Meyve,tütün,tahıl her şey gayet düzenli üretiliyor ve satılıyordu. Ülkenin tarım rezervleri savaştan sonra dolmaya başlamıştı. Osmanlı ardında cephede savaşacak askerlerimize bir ekmek kırıntısı bile bırakmadan çekip gittiğinde tarım sınıfı açlık ve sefalet içindeydi. tarım sınıfının bir etek bir pantolon satın alması için en az iki yıl ürünlerini çok çok iyi hasat etmesi satması gerekiyordu ki hiç bir çiftçinin yastık altında bir tek altını tek kuruşu yoktu. 

Ama saraylıların ve saraya çorapçızade bile olanların paçalarından zenginlik akıyordu bunlar halk arasına karışıp saray ne kadar güçlü ne kadar iyi savaşıyoruz şu paşa senin bu paşa benim filan hoca senin filan hoca benim diye çarşı pazar köy kasaba dedikoduları ile batışı kazanılmış zaferlermiş gibi gösteriyorlardı. Yangınları zafer kutlaması gibi gösteriyorlardı. Halk okuma yazma bilmediği için hatta kendi dili tedavülden kaldırılıp farsça gibi tuhaf okuması ayrı zor yazması ayrı zor bir alfabeyi getirmişlerdi amaç türke türklüğünü unutturmak ve derdini anlatamaz hale getirmek ötesinde sarayın işlerini anlamamasını sağlamaktı. Sonunda savaş başladı ve halk gerçeği öğrendi meğer saray uzun bir süredir zaten savaştaymış. Sarayı içerden sömürenler halkı motive etmek ederek seslerini çıkartmamasını sağladılar ki vergi toplayabilsinlerdi. Koca Osmanlı malesef kaybediyordu. tarım sınıfı asker sınıfı doyurabilirdi ama aradaki güveler olmasaydı. 

Yıllar geçerken saray ile tarım sınıfı arasına onlarca güve çeşidi girmişti. Tarım sınıfı üretmeye yetiştiremez olmuştu.Kendi geçimini bile sürdüremez hale gelmişti. Osmanlı tarım sınıfı üzerinde yükselen bir devletti tarım sınıfı çökerse osmanlının çökeceğini düşman fark etmişti. Bu açığının üzerine gidildi kaynaklarını tüketmesi için yanlış topraklarda savaşa sokuldu. Uzak topraklardaki savaşlara destek sağlayamayacağı günden güne zayıflayacağı üzerine kurulan çökertme planı malesef işe yarıyordu. Uzak cephelerdeki askerlerimize gıda sevkiyatları yapılamaz hale gelmişti. Tarım sınıfı anadoluda iyice dara düşmüştü. Osmanlı artık askerlerini doyuramıyordu üniforma bile yetiştiremiyordu ama saray çevreleri halen he rşeiyn yolunda olduğu söylentilerini yayıyorlardı matbaanın da uzun zaman pek kaliteli haber üretememesi haberlerinin anadoluya yayılamaması için yapılan önleme çalışmalarının tek amacı tarım sınıfının istanbul'daki kötü gidişattan haberdar olmamasını sağlamaktı. Çanakkale de askerlerimizin en üstünde ne başında ne ayağında sağlam söküksüz yamasız giysiler yoktu.

Savaş bitti o cesur adamlar savaşı kazandılar. Ama halen tarım sınıfı ayağa kalkamamıştı. Ne gerekli ekipman nede avrupalılar hatta rusya çindeki gibi tarım bilgileri yoktu osmanlının din iman diyerek eğitimi aksatması bilimi tarımı kötü etkilemişti. Rızkı veren tanrıdır inancı ile tarım sınıfının eğitimini baltalayan yobaz kitleler malesef askerlerimizin açlık sefalet içerisinde savaşmasına yol açmışlardı. Savaş sonrası edinilen tarım makineler eğitim ve öğrenimler köy enstitüleri basının matbaanın gelişmesi ile birlikte tarım sınıf hızla yükselişe geçmişti. Ülke toparlanıyordu toparlanma süreci 1980'lere kadar sürdü ama 1950 lerden sonra başlayan yabancılaşma ve yabancılar ile birlikte yürütülen politika sonunda 1980'lerin sonunda ülkenin tarımını tamamen yabancılara teslim etmeye doğru eğilmişti. 1950'lerden sonra 60 ve 70 lerde siyasi güveler sanayileşmenin içine sızmışlar fabrikalarda örgütlenmişler okullarda örgütlenmişler ve sonunda tarım sınıfını yine Osmanlı'nın son dönemindeki zamanına geri itmişlerdi. Köylü çiftçi yine tarımda gerilemeye yoksullaşmaya başladı.

Tarım yerine hazır alıp satmak teknoloji ürünleri ile mutluluk oyunları oynamak moda haline gelmişti. Artık bir politikacı getiriliyor onun destekçileri fonlanıyor ülke bir kaç yıl iyi gidiyormuş gibi gösteriliyor sonra başka bir politikacı geliyor işler kötüye gidiyor sonra başkası geliyor bir yerlerden kaynak buluyor, bakın ben işleri düzelttim diyor ama aslında borç ve ipotekler ile ülke yabancıların parmakları arasına teslim ediliyordu. işin tuhaf yanı ülkede her şey kötüye giderken her yabancılara fabrika satılırken buğday bile dışarıdan alınırken din iman vatanseverlik söylemleri ile başarısızlıklarının üzerine gidilmesini engelliyorlardı. Oysa vatanseverler asla fabrikalarını satmazlar tarımını kimseye teslim etmezler kimseden ipotek karşılığında tek kuruş almazlar.

Bu gün yıl 2019 tarım sınıfı tarım yapmayı bilmiyor tarımda başarısız oldu bunun tek sebebi devletin tarım politikalarının siyasi güveler tarafından kemirilmiş yok edilmiş olmasıdır. Kurtuluş yine de tarımdadır tarım ve teknolojisi silahlanmayı sağlık sektörünü geliştirmeyi aynı oranda önemsemeliyiz ama bunların arasında en önemlisi tarımdır nefes almaya başladığımız andan itibaren beslenmeye ihtiyaç duyarız. Ekmeğimizi olmadan savaşamayız. Bunu düşman çok iyi biliyor...o kadar iyi biliyor ki avcılığı destekleyip tabiattaki kuş keçi geyik yavşan gibi besin kaynaklarımızı avcılık ile tükettiriyorlar. Böylece savaşa girdiğimizde direniş gücümüzün dağlarda ormanlarda barınamamalarını sağlamaya çalışıyorlar. Tarım sadece buğday değildir vahşi doğadaki besin kaynaklarımız da içindedir ağaçlandırma hayati derecede önemlidir.






yorumlar
64x64

Yönetici Cassandra

20.09.2019
MERHABA Hoşgeldiniz ! Henüz kimse yorum yapmadı ilk yorumu siz yapmak istermisiniz?
Yorum yapabilirsiniz!
Özet:*
Kalan Karakter :
Gönder

Comment Side Created by Aramis
unicef